Özel Okullar Kriterlerini Önceden Paylaşacak
Dershanelerin
dönüşümü, Suriyeli mülteci çocuklarının eğitimi, yurtdışındaki okullar
ve TEOG yerleştirmeleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Milli
Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Bu sene özel okullar, hangi kriterle öğrenci
alacağını yönetmelikle yazmak zorunda. Velilerin koşturacağı söyleniyor.
Hayır, bilgisayar başına otursunlar. Hangi okul, hangi puan türüyle
alıyor, kendi puanıyla karşılaştıracak. Ona göre ‘Bu okula girme
ihtimalim var’ diyebilecek. Hepsi bilgisayar ortamında yürüyebilecek
işler” dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı,
dershanelerin özel okula dönüşümüyle ilgili, “Biz herkes için geçerli
genel kuralları koyuyoruz. Siyasi faaliyette bulunmayacaksın, eğitim
dışı faaliyette bulunmayacaksın, mali yapın sağlam olacak, eğer dönüşüme
girdiysen o bölgede o türden bir okula ihtiyaç olduğu bizim
tarafımızdan onaylanacak. Bütün bu kriterlere uyan herkes dönüşebilecek”
diye konuştu.
Eğitim gündemi ile ilgili soruları yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, özetle şunları söyledi:
Dershane dönüşümü
Dershaneden
özel okula dönüşüm için başvuran kurumların fiziki, mali durumları ve
yasalara uygunluğuna ilişkin kontrolleri yapıldı. Bunlar herkes için
araştırılıyor. Bu kriterlerle uymayan, hele bir de herhangi bir suç
örgütüyle, terör örgütüyle, bunu sadece belli bir örgüt için
söylemiyorum, herhangi bir suç veya terör örgütüyle ya da uygunsuz
yapılanmayla yani soyut olmayabilir, siyasal olabilir, uyuşturucu
ticareti yapan bir adamın kurduğu bir şey ise orada böyle bir bağlantı
görüyorsak, bunlar dönüşüm için gerekli izni alamayacaklar. Herkes için
geçerli, bu yapı için de geçerli, hiç kimseyle alakalı olmayan dershane
grubu veya işletmesi için de geçerli. Mali inceleme, sabıka incelemesi
herkes için gerekli. Orada elenebilir bunlar ama bu onlara çok özel bir
muamele yapıldığı anlamına gelmez. Özel okula dönüşüm sürecinin 31
Ağustos itibarıyla sonuçlanacak. Dershanelerin faaliyetleri de 1 Eylül
2015’te sona erecek. Biz herkes için geçerli genel kuralları koyuyoruz.
Siyasi faaliyette bulunmayacaksın, eğitim dışı faaliyette
bulunmayacaksın, mali yapın sağlam olacak, eğer dönüşüme girdiysen o
bölgede, o türden bir okula ihtiyaç olduğu bizim tarafımızdan
onaylanacak. Bütün bu kriterle uyan herkes dönüşebilecek. 2 bin 206
dershane dönüşüm programına başvurdu. Bunlardan 2 bin 174’ü
değerlendirmeye alındı. 118’i ise ‘kurum açma izni’ aldı.
Yurtdışındaki okullar
Yurtdışında
120’ye yakın ülkede okullar faaliyet gösteriyor. Bu okullar sadece
‘Paralel Yapı’ya ait değil. Başka vakıf ve derneklerin de bu tür
okulları var. Hükümet olarak referans verilen veya açılmalarına önayak
olunan okullarla ilgili bu ülkelere ziyaretlerimizde resmi makamlar bize
referanslarımızın devam etmediğini sordu. Bu okulları kapatmaya
gönlümüz razı olmadığı için devralmak istedik. Bunları sadece “eğitim
yapan kurumlar” haline dönüştürmek istiyoruz. Maarif Vakfı’na ilişkin
düzenleme TBMM
erken kapandığı için yetişmedi, ancak kuruluş çalışmaları devam ediyor.
Yasaların da izin vermesi durumunda bu okulların bulunduğu ülkelerin
“okulları devralın” önerilerini olumlu yanıtlayacağız.
TEOG yerleştirmeleri
Geçen
sene TEOG yerleştirmelerinde MEB, herhangi bir devlet okulundan özel
okula geçmek isteyenlere teşvik verdi ve özel okula geçmek için devlet
okuluna kayıt yapma şartı vardı. Bunu bu sene kaldırdık. Öğrenciler özel
okula kayıt yaptırdıysa ya da özel okulda okuyorsa ihtiyacı olması ve
kriterleri karşılaması halinde teşvikten yararlanabilecek. Biz onları,
mutlaka oraya gitmek zorunda oldukları için devlet okullarıyla
irtibatlandırmadık. Biliyorduk ki onların büyük kısmı özel okula
gidecek. Ama özel okula giderken devletten teşvik almak isterlerse
kayıtlarının olması gerekiyordu. ‘Ben istemediğim halde, şuraya
yerleştirdiler’ diyenlerin hiçbiri, o yerleştirildikleri okullarda
okumadılar. Hemen kayıtlarını aldılar, özel okula geçtiler. Bu sene bunu
önlemek için sistemde bir düzeltme daha yaptık. Önce ‘özel okula
gidecekler bir ayrılsın’ dedik. Onlar artık özel okula gitseler bile,
teşvik alabiliyor. Onlar gidip kayıtlarını özel okullara yaptırsınlar.
Geriye sadece ‘devlet okuluna gitmek istiyorum’ diyenler kalacak. Onları
da biz 25 okul tercihine puan sıralamasına göre yerleştireceğiz.
Herhangi bir özel okula kaydolmamış, 25 tercihten birine de yerleşememiş
öğrencileri ‘açık lise’ye kaydedeceğiz. ‘Açık lise’ bir tür dağıtım
merkezi gibi kullanılacak. Bu öğrenciler daha sonra imkanlarına göre ya
özel okula ya da devlet okulundaki boş kontenjana yerleşebilirler.
Böylece geçen seneki ‘zorla yerleştirdiler’ dedikodusundan kurtulmuş
oluyoruz.
Özel okul puanları
Geçen
sene puan türleriyle ilgili sorun çıktı. Bu sene özel okullar, hangi
kriterle öğrenci alacağını yönetmelikle yazmak zorunda. Böylece veliler
önceden çocukların puanı ve özel okulların puan türlerine göre uygun
tercih yapabilecekler. Velilerin koşturacağı söyleniyor. Hayır,
bilgisayar başına otursunlar. Hangi okul, hangi puan türüyle alıyor,
kendi puanıyla karşılaştıracak. Ona göre ‘Bu okula girme ihtimalim var’
diyebilecek. Hepsi bilgisayar ortamında yürüyebilecek işler.
Suriyelilere ayrı üniversite kontenjanı
Konaklama
merkezinde bulunan Suriyeli mültecilerin çocukları, kamplarda
belediyelerin ve STK’ların açtığı okullarda Türkiye’nin hassasiyetlerine
göre gözden geçirilen Suriye müfredatı ile haftada 5 saat Türkçe dersi
okuluyor. Daha çok okula ve yüksek öğretim görenler için
üniversitelerde kontenjana ihtiyaç var. Türk öğrenciler girdikten sonra
ayrıca Suriyeliler için oluşturduğumuz ek kontenjanla alım yapıyoruz.
Kimse şu dedikoduyu yapamaz, muhalefette öyle eğilimler gördüğüm için
söylüyorum. ‘Türk öğrenciler dururken, Suriyeliler eğitim alıyor.’
Hayır, Suriyeliler için bilahare kontenjan oluşturuluyor. Gaziantep’de
öncelikli olarak Suriyeli öğrencilerin okuyacağı Türk-Katar Uluslararası
Üniversitesi kurulacak.
Toplu
sınavları yapan bakanlığın ilgili birimini genel müdürlük seviyesine
çıkardık. Dolayısıyla tüm sınav tekniklerini, her alanda o alanın
gerektirdiği en uygun sınav biçimini uygulayabilmek için altyapımızı
hazırlıyoruz. Hem TEOG hem bir takım giriş sınavları için de geçerli.
Tüm bunlar hem teknik altyapı hem ona uygun soru havuzlarının
hazırlanmasını gerektiriyor. Bu da zaman içinde, birikimle oluşacak.
Fakat her yıl bir öncekinden daha iyi, nitelikli sınav yapabilecek bir
doğrultuda çalışıyoruz.
Öğretmen atamaları
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,
“atanmayan öğretmen kalmayacak” vaadi var. Hani demiş ya, ‘Allah’ım şu
adamın aklını bana ver de, bir gece rahat uyayım’ diye. Nasıl
atayacaksın 300 bin, 500 bin öğretmeni? 200 bin eğitim fakültesinde
okuyan öğrenci var. 300 bin bekleyen mezun var. Branşları biliyor musun?
Hangi okulda kaç öğretmene ihtiyaç var? Hangi okulda hangi branşta
boşluk var? Bunları biliyor musun da atayacaksın? Neden atıyorsun,
bedava maaş ver. Hani veriyorsun ya herkese, onlara da ver. CHP’nin
elinde şu kadar belediye var. Atanamayan öğretmenlerden hiç olmazsa 50
bin tanesini, buyursunlar kurslar açarak değerlendirsinler, göreyim
Okulların ihtiyaçları
Bu
işin çözümlerinden biri, okulları yerel yönetimlerle ilişkilendirmek.
Nitekim bazı belediyelerimiz bunu bir sosyal sorumluluk olarak görüp,
okullarımıza çok ciddi katkılarda bulunuyor. Ankara Büyükşehir
Belediyesiyle de anlaşmamız var. Peyzaj çalışmalarından içerideki fiziki
yapının düzenlenmesine kadar, pek çok konuda desteklerini alıyoruz.
Fakat yeterli değil. Bizim yaptıklarımız yeterli mi, değil. Önümüzdeki
dönemlerde yapacağımız önemli reformlardan biri de, her okulun kendi
bütçesi olan tüzel kişilik haline gelmesi. Öğrenci başına oralara bütçe
tahsis edilmesi ve o bütçeyle fiziki altyapılarını ve çevre
düzenlemelerini de yürütebilir hale gelmesi. Fakat bu arada onların o
tüzel kişilikle, yerel yönetimlerle de ilişki kurabilir hale gelmesi.
Okulların isimlendirilmesi
okullara
isim verirken özenli davranılmıyor. Pek çok sanatçımızın, bilim
adamımızın isimleri unutulmuş ya da ihmal edilmiş. Çok da eğitim
açısından gerekli olmayan asker, sivil bürokrat isimleri yaygın biçimde
ve ulu orta kullanılmış. Buna bir çekidüzen verilmesi lazım. Her okula
eğitime yaptığı katkılarla o ismi hak eden, öğrencilerde rol model hissi
uyandıracak kişilerin isimleri verilmeli. Bu dönemde isimlendirme
konusunda özenli ve sivil davranmaya çalışıyoruz. Bazı yerlerde
özellikle yöre halkının hassasiyetlerine uymayan ve uymadığı için
verilmiş isimler var. Sırf orada yaşayanlara inat verilmiş isimler var.
Bunları düzeltmemiz lazım.
Üniversiteye giriş sisteminde değişiklik
Biz
MEB olarak üniversiteye girdi sağlayan kurumuz. Yani bizim mezun
ettiğimiz öğrenciler üniversiteye giriyor. Sınav kadar, öğrencilerin
niteliği de önemli. Üniversiteye ne kadar hazırlıklı şekilde olurlarsa,
üniversitede yapılacak şeylerin niteliğini artırır. Üniversite
hocalarının yakınmalarından biri, üniversiteye gelen çocuklarının lisede
temel bilgileri almadan geldikleri yönünde. Doğru mu, doğru. Eğitim
kalitemizi okul öncesinden başlayarak yükseltmemiz gerekiyor. Bunun için
çalışmalarımız var. Bunlardan biri de TEOG. TEOG’lar devam ettiği
sürece, onun üzerinden sağlayacağımız veri tabanı bize her
öğretmeninizin performansı hakkında fikir veriyor. Sadece öğrencilerin
değil.
TEOG’da müfredatı ön plana çıkarınca, soruları da ona dayalı sormaya başlayınca, hem öğretmenlerimiz müfredatı ciddiye almaya, hem çocuklarımız sınıf içindeki başarılarını sınavlara yansıtmaya başladılar. Benzer bir şeyi lise eğitimde de yapıyoruz. ‘Ne kadar müfredatı öne çıkarırsak, sınavlarda ne kadar müfredata dayalı soru olursa, dershane türü illüzyonlara ihtiyaç o kadar azalmış olur’ diye düşündüğümüz için, üniversiteye giriş sınavlarında sorulacak sorulara MEB olarak biz de öğretmenlerimizle katkıda bulunmak istiyoruz.
Üniversiteye giriş sisteminde radikal değişiklik gündemde değil. Doğru da değil. Eğitimde çok fazla değişiklik yapmakla itham ediliyoruz. Fakat bir yandan da kimse yaptığımız değişikliklerin gereksiz olduğunu söylemiyor.
TEOG’da müfredatı ön plana çıkarınca, soruları da ona dayalı sormaya başlayınca, hem öğretmenlerimiz müfredatı ciddiye almaya, hem çocuklarımız sınıf içindeki başarılarını sınavlara yansıtmaya başladılar. Benzer bir şeyi lise eğitimde de yapıyoruz. ‘Ne kadar müfredatı öne çıkarırsak, sınavlarda ne kadar müfredata dayalı soru olursa, dershane türü illüzyonlara ihtiyaç o kadar azalmış olur’ diye düşündüğümüz için, üniversiteye giriş sınavlarında sorulacak sorulara MEB olarak biz de öğretmenlerimizle katkıda bulunmak istiyoruz.
Üniversiteye giriş sisteminde radikal değişiklik gündemde değil. Doğru da değil. Eğitimde çok fazla değişiklik yapmakla itham ediliyoruz. Fakat bir yandan da kimse yaptığımız değişikliklerin gereksiz olduğunu söylemiyor.
Yabancı dil eğitimi
Türk
eğitim sistemi yabancı dil eğitiminde çok başarılı olmadığı için
eleştiriliyor. Yabancı dil eğitiminde öncelikle gramer eğitiminin
verilmesi doğru değil. Tamam İngilizce konusunda çok başarısızız. Fakat
yabancı dil eğitimi konusunda Türk maarifinin çok başarılı olduğu bir
alan var. Biz bütün, Kürt çocuklarına Türkçeyi çok güzel öğretiyoruz.
Şakır şakır bakın HDP milletvekillerinden yola çıkarak ölçün. Türkçeyi
çok güzel öğretiyoruz. Nasıl öğretiyoruz? Öğretmeye kalkmadığımız için
öğretiyoruz. Yani onları zorla bir Türkçe eğitimine alıp, onlara Türkçe
gramer öğretmeye kalkmadığımız için onlar okullarda, teneffüste
oynarken, güreşirken, şakalaşırken Türkçeyi de öğreniyorlar. Bir yabancı
dil böyle öğrenilir. Yabancı dil eğitimi için sınıf oturum sisteminin
de yeniden düzenlenmesi gerekir. Dil eğitimi için çalışmalar yapıldı ve
pilot uygulamaya başladık.
Yorum Gönder
1.YORUMLARA ADINIZI VE ŞEHRİNİZİ YAZINIZ. BU BİLGİLER YAZILMAZSA CEVAP VERİLMEYECEKTİR
2.SORULAR ONAYLANDIKTAN SONRA YAYINLANACAKTIR.
3.GMAİL HESABI OLANLAR YORUMU YAZDIKTAN SONRA ALTTAKİ BENİ BİLGİLENDİRİ TIKLARSANIZ SORULARA VERDİĞİMİZ CEVAPLAR MAİL ADRESİNİZE GELECEKTİR
4.KÜFÜR VE ŞİDDET İÇEREN YORUMLAR YAYINLANMAYACAKTIR