ÖSYM BAŞKANI SINAV ŞEBEKESİNİ DEŞİFRE ETTİ
ÖSYM
Başkanı Prof. Demir, 1974’ten bu yana aynı ellerde tutulan kurum içinde
ve sınav sistemindeki akıl almaz bozuklukları anlatırken, “Her Adaya
Farklı Soru Kitapçığı
- ÖSYM’deki
bilişim
teknolojisi
1980’lerin
teknolojisiydi
. Yazılımlar COBOL dilinde yazılmıştı ve her yazılımı bilen sadece bir kişi vardı.
Artık kurumun kendi
bilişim
uzmanları, yazılımcıları var. Sınav sonuçları kendi uzmanlarımız
tarafından geliştirilen yazılımlarla değerlendiriliyor. 2012 YGS’den 15
gün önce eski yazılımın tek kullanıcısı olan personelimiz ayrılacağını
söyledi. Belki zor duruma düşeceğimizi düşündü. Ama 30 günde
yeni
yazılımı devreye soktuk ve YGS’yi sorunsuz tamamladık.
- Eskiden sınav salonlarından sorular
cep
telefonları
ile dışarı gönderiliyor, çözülüp belirli kişilere servis ediliyordu. Kalem,
araba
anahtarı
şeklindeki kameralarla sorular kopyalanabiliyordu.
Sınava giriş çıkışları kontrol altına aldık.
Cep telefonu
,
anahtar
gibi eşyayla sınava girişi yasakladık. Sınavdaki kalem, silgi, peçete gibi tüm ihtiyaçları biz karşılıyoruz.
- Gruplara aynı soru kitapçık türü ve aynı cevap
anahtarı
veriliyordu. Bu nedenle sahte cevap
anahtarları
üretilip satılıyordu. Yanındakinden kopya çeken aday onun cevap
anahtarı
kodunu yazarak aynı puanı alabiliyordu. Sınav sonuçlarında beklenmedik
bölgesel başarılar görülüyor, ancak kopya delili bulunamıyordu.
Artık her adayın hem soru kitapçığı hem de cevap
anahtarı
kişiye
özel
hazırlanıyor. Başkasının cevap kağıdını kopya çekenler, kitapçık numarasını kopyalasalar dahi tespit ediliyorlar.
- ÖSYM’nin sanıldığı gibi bir soru bankası yoktu. Sınavları her alandan sadece bir-iki kişi hazırlıyordu.
Önce
bir soru bankası yazılımı hazırladık. Artık sınavlarda her alandan en
az 3 ÖSYM uzmanı, 20 ila30 akademisyen bir araya geliyor, sınavda
kullanılacak soru sayısının 2 ila 5 katı soru hazırlıyor; bunlar soru
bankasına atılıyor.
ÖSYM’DE BİLE GİZLİLİK YOKTU
-
ÖSYM’ye giriş çıkışlar kontrol edilmiyor, binaya giren herkes bilgi
işlem, soru hazırlama, optik okuma alanlarına girebiliyordu. Sınav
soruları kontrol amaçlı yüksek sesle okunurken dinlendiği iddiaları
vardı. Bu birimlerde internet ve
telefon
bile vardı. Soru kitapçıklarının basıldığı matbaada, sınav evrakının açıldığı birimlerde kontrol yoktu.
Bugün ÖSYM’ye giriş çıkışlar kayıt altına alınıyor. Herkes sadece sorumluluk alanına parmak iziyle girebiliyor.
Bilgisayarda
yaptıkları her işlem e-imza ile kayıt altına alınıyor; fotokopi
makinaları bile parmak iziyle çalışıyor, kayıtları tutuluyor. Sınav
sorularının hazırlandığı, kitapçıkların basıldığı, sonuçların
değerlendirildiği alanlarda 80’den fazla noktada sinyal karıştırıcı
(jammer) ve 24 saat çalışan gözlemciler bulunuyor. Bu birimlerdeki
internet bağlantıları kaldırıldı,
cep telefonuyla
giriş yasaklandı.
- Bilgi işlem sistemleri dışarıdan erişime açıktı ve girenler belirlenemiyordu.
Bilgi
işlem sistemlerine dışarıdan erişim tamamen kapatıldı.Çalışanların ve
tüm adayların hangi cihazdan hangi işlemi yaptığı kayıt altına alınıyor.
‘
AİLE
KURUMU’ GİBİ YÖNETİLİYORDU
-
ÖSYM çalışanlarının çoğu eş veya akrabaydı. Çalışanların çoğunun
çocuklarının Türkiye’nin en iyi üniversitelerinde, en iyi bölümlerde
olması tartışma konusuydu. Sınav sonuçlarına müdahale edildiği
söylentileri çıkmıştı.
Artık
ÖSYM çalışanlarının birinci dereceden yakını olan adayların cevap
kağıtları bir komisyon tarafından açılıyor, taranıyor ve optik
okuyucudan geçirildikten sonra değerlendirmeye alınıyor. Ayrıca yasal
düzenleme yapılarak sınav sonuçlarına müdahalenin cezası ağırlaştırıldı,
8 yıla kadar hapis öngörüldü.
- ÖSYM çalışanlarıözel ders verebiliyor, dersanelerle çalışabiliyordu.
Artık buna kesinlikle izin verilmiyor; gizlilik sözleşmesi imzalatılıyor.
-
Adayların ÖSYM sistemleri üzerinde yaptığı işlemler ve fotoğraf
değişikliklerinin kaydı tutulmuyordu. Başkasının yerine sınava girenler
belirlenemiyordu.
Artık hangi
bilgisayardan
hangi işlemin yapıldığının kaydı silinmez ve değiştirilemez biçimde
tutuluyor. Tüm fotoğraflar karşılaştırmalı olarak saklanıyor. Başkasının
yerine sınava girenler anında tespit ediliyor.
- Dersane ve üniversiteler adayların kişisel bilgilerine erişebiliyor, ticari hesaplarla öğrencileri etki altına alınabiliyordu.
Artık adayların kişisel bilgilerine sadece kendileri erişebiliyor.
- Eskiden sınav evrakının sınav merkezlerine gönderilmesi ve cevap kağıtlarının taşınması takip edilmiyordu.
Artık
sınav evrakını taşıyan araçlar GPS ile izleniyor; yolda 10 dakikadan
fazla duran, aşırı hız yapan ve yolunu değiştiren araca anında müdahale
ediliyor. Evrak saklama merkezleri kamera ile 24 saat izleniyor.
-
Eskiden sınav görevlendirmeleri, il ve ilçelerdeki sınav merkezi
yöneticileri tarafından yapılıyordu. Torpil tartışmaları vardı.
Artık,
‘Görevli İşlemleri Sistemi’ ile 450 bine yakın görevli sisteme
kaydedildi. Zorunlu yerel görevlendirmeler hariç, bütün
görevlendirmeleri merkezden yapılıyor.
- Eskiden sınavlar bittikten sonra, itiraz yoksa sınavla ilgili herhangi bir işlem yapılmıyordu.
Artık
her sınavdan sonra her türlü iddia ihbar kabul ediliyor, itiraz olsun
olmasın analizler yapılıyor ve haksızlık olup olmadığı araştırılıyor.
Haksızlık tespit edildiğinde sınav iptal ediliyor ya da tekrarlanıyor.
2012-Avukatlar için Adli Yargı Hakimlik Sınavı’nın tekrarlanması gibi.
- ÖSYM adaylara sadece aldıkları puanı bildiriyor, adaylar cevaplarını, puanlarını kontrol edemiyordu.
Bugün,
sınav sonrası her adayın cevap kağıtları taranarak internet üzerinden
erişime açılıyor. Adaylar cevaplarını kontrol edebiliyor, puanlarını
doğrulayabiliyorlar.
- Sınav kılavuzları engelli adaylara da basılı kağıt olarak veriliyordu.
Artık bütün bilgiler, görme ve işitme engelli adaylar için internet sitesinden hem sesli hem de işaret dili ile sunuluyor.
SKANDAL MANŞETLERİ RAİTİNG İÇİN ATILDI
“Biz,
ÖSYM hakkındaki kötü algıyı ortadan kaldıracak ve adayların kafasındaki
şüpheleri giderecek bir sistemi adım adım kuruyoruz. Bundan çıkarları
bozulanlar, kopya şebekeleri, devlete, üniversitelere eleman sokmaya
çalışan örgüt karalama ve linç
kampanyası
yürütüyor. Ben göreve geldiğimde 2011 genel seçimleri yaklaşıyordu ve
ÖSYM’nin yaptığı sınavlara katılanlar ciddi bir oy kitlesi
oluşturuyordu. Bu nedenle
kampanyadan
siyasetçiler de yararlanmak istedi.”
ŞİFREYİ PLANLADILAR AMA UYGULAYAMADILAR
“ÖSYM’nin
nereden nereye geldiği hakkında kitap yazılabilir. Çıkarları bozulanlar
‘şifre’ olayını planladılar. Kurum içerisindeki işbirlikçileri ile
birlikte soruların hazırlandığı ‘kapalı dönem’ dediğimiz dönemde,
yazılımdaki cevap seçeneklerini rastgele karıştırma modülünü devre dışı
bıraktılar. Ancak
yeni
kurduğumuz güvenlik sistemi nedeniyle şifrede başarılı olamadılar. Hem
ÖSYM hem de savcılık inceleme yaptı, herhangi bir kopya izine, haksız
kazanıma rastlanmadı.”
HATALARIN ARKASINDA İHMAL VE KASIT VAR
“Çalışanlardan
ya da matbaadan kaynaklı bazı hatalar bizi de şaşırttı. Her hatanın
üzerine gittik. Bazıları teknik nedenlerden, bazıları ihmalden oluşmuş,
bazıları ise kasıtlı yapılmıştı. Ancak hiçbir teknik hata bir daha
tekrarlanmadı. Bu kez de bizi, adayları sınav sırasında tuvalete
çıkarmamakla suçladılar. İnternette sonuç belgesini kendisinin
değiştirdiği ortaya çıkan bir kişi için bile sorumlu tutuldum. Okul
müdürü adayın diploma notunu sisteme girmedi, bizden hesap soruldu; bir
kamu kurumu adayın resmini ÖSYM’ye yanlış gönderdi, sorumlusu biz olduk.
‘ÖSYM skandalı’ manşetleri rating için atıldı. Çünkü öğrenciler,
memurlar, doktorlar, avukatlar aileleri ile birlikte milyonlarca kişilik
bir kitleyi ilgilendiriyor.
‘Her
Adaya Farklı Soru Kitapçığı’ uygulaması ile menfaatleri bozulan
şebekeler yıpratma gayretine devam edecek, biz de onlara fırsat
vermemeye, sınav adaletini korumaya devam edeceğiz.”
-
11-12 Aralık 2010 -TUS’da hatalı sorular: Önceki yönetim döneminde
kopya nedeniyle KPSS iptal edilmiş, TUS soruları da savcılıktaki
bilgisayarlarda kalmıştı. Bu nedenle iki ay gibi kısa bir zamanda yeni
sorular hazırlandı, ancak 9’unda hata belirlendi. Tüm adayların bu
soruları doğru yanıtladığı kabul edilerek sorun çözüldü. İncelemede
ihmal, özensizlik ve kasıt tespiti yapıldı. Soruları hazırlayan ekip
değiştirildi.
-
27 Mart 2011-YGS’de şifre iddiası: Bu sınav kopyayı ve cevap anahtarı
ticaretini önleyen ‘Adaya Özgü Soru Kitapçığı’ ile yapılan ilk sınavdı.
Kurum içinden ihmal ve kasıtlı işlemlerle oluşturulan ‘şifre olayı’ bu
sistemi sabote etmeye yönelikti. Oysa sınav sonuçlarının analizi ve
savcılık soruşturması hiç bir adaya haksız kazanç sağlanmadığını
kanıtladı. Bu sınavda baskı hatası olan kitapçıkların verildiği adaylara
eşdeğer sınav yapıldı, matbaaya da ceza kesildi.
-
24 Nisan 2011-ALES’te hatalı soru kitapçığı: Teknik bir arıza sonucu
ortaya çıkan bu durum nedeniyle matbaaya ve sorumlulara ceza kesildi;
olaydan etkilenen adaylara eşdeğer sınav yapıldı.
-
3 Temmuz 2011 - STS 2. Aşama’da eski soruların sorulması: Tıp
Doktorluğu testinde soruların yüzde 75’i daha önce sorulan sorulardan
oluşmuştu. Sınavın hazırlanmasında yetersizlik, ihmal ve kasıt tespiti
yapıldı. İlgililer cezalandırıldı ve kurumla ilişikleri kesildi.
Adaylara eşdeğer sınav yapıldı.
-
6 Mayıs 2012 - Adli Yargı Sınavı: Sınavda bir güvenlik açığı olmamasına
rağmen sonuçlarda açıklanamayan durumlar tespit edildi ve sınavın
tekrarlanmasına karar verildi.
-
16-17/23 24 Haziran 2012 - LYS’de hesap hatası iddiası: “ÖSYM’nin hesap
hatası yaptığı ve 300 bin adayın tercih yapamayacağı” iddiası
araştırıldı, tamamen asılsız olduğu ortaya çıktı.
-
2012-LYS’de bir adayın ÖSYM’nin hatası yüzünden üniversiteye giremediği
iddiası: Aday, sınav sonuç belgesini kendisinin tahrif ettiğini itiraf
etti.
-
7 Temmuz 2012 -KPSS’de soruların internete sızması: Sınav günübaşkası
yerine sınava giren 38 kişi yakalandı. Ardından bazı adayların salondan
çıkardığı soru sayfaları internette yayınlandı. Sonuçlar üzerinde
yapılan incelemede hiçbir adayın bu sorular nedeniyle haksız puan
almadığı belirlendi. Bu girişimin sınavı iptal ettirmeye yönelik olduğu
değerlendirildi. İlgililer hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
-
15 Temmuz 2012 - DGS’de eksik soru basılması: Konunun teknik bir hata
olduğu belirlendi, matbaa ve sorumlulara ceza kesildi. Tüm adayların
eksik sorulara doğru cevap verdikleri varsayıldı.
HAFTASONU 2.8 MİLYON KİŞİYLE REKOR KPSS
“2011’de
39 farklı sınav yaptık. Bu sınavlara 5 milyon 240 bin aday katıldı. Bu
yıl, 29 Nisan’da ‘dünyada bir ilk’ olan Özürlü Memur Seçme Sınavı’nı
yaptık.Her özür grubuna, her eğitim düzeyine göre sorular hazırlandı,
salonlar onlara gore düzenlendi ve sınav başarıyla tamamlandı.22-23
Eylül’de de rekor katılımla KPSS sınavlarını yapacağız. 2 milyon 800 bin
aday katılacak.”
ELEKTRONİK SINAV HAYALİ GERÇEK OLACAK
“ÖSYM,
eskiden her işini bir şirket aracılığıyla yaptırıyordu. Ama artık
sadece sınav evrakının basım ve dağıtımını şirket yapıyor. Diğer tüm
işlemleri kendisi yapabilecek düzeye geldi. Örneğin, hayal bile
edilmeyen ‘elektronik sınav’ için alt yapı çalışmalarını başlattık.”
ÖSYM'Yİ KOPYA SKANDALIYLA DEVRALDI
Prof.
Ali Demir, 2004´de ÖSYM´nin başına getirilen Prof. Ünal Yarımağan’ın
2010 KPSS’de kopya skandalı sonucu istifa etmesinden sonra göreve
getirildi. ÖSYM’nin kurulduğu 1974 yılından beri kurumda görev yapan
Yarımağan, YÖK eski Başkanı Prof. Erdoğan Teziç tarafından başkanlığa
getirilmişti.
Yorum Gönder
1.YORUMLARA ADINIZI VE ŞEHRİNİZİ YAZINIZ. BU BİLGİLER YAZILMAZSA CEVAP VERİLMEYECEKTİR
2.SORULAR ONAYLANDIKTAN SONRA YAYINLANACAKTIR.
3.GMAİL HESABI OLANLAR YORUMU YAZDIKTAN SONRA ALTTAKİ BENİ BİLGİLENDİRİ TIKLARSANIZ SORULARA VERDİĞİMİZ CEVAPLAR MAİL ADRESİNİZE GELECEKTİR
4.KÜFÜR VE ŞİDDET İÇEREN YORUMLAR YAYINLANMAYACAKTIR